Yayınlarımız
TRAFİK İDARİ PARA CEZASINA İTİRAZ VE PARA CEZASININ ÖDENMESİ USULÜ
Av. Murat TEZCAN & Stj. Av. Merve TAYANÇ
Karayollarındaki can ve mal güvenliği yönünden trafik düzenini sağlamak ve trafik güvenliğini ilgilendiren önlemler ve kurallar 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nda yer almaktadır. Söz konusu kanunda belirlenen önlemlere ve kurallara riayet edilmemesi halinde trafik idari para cezası ile karşılaşılabilmektedir. Ancak verilen cezanın ve onun dayanağı olan trafik idari para cezası karar tutanağın kanuna aykırı olması halinde kişilerin bu cezaya itiraz edebilmesi mümkündür. Bu cezalara ilişkin ödeme koşulları süresi ve itiraz hali ise Trafik İdari Para Cezası Karar Tutanaklarının Düzenlenmesinde, Tahsilinde Ve Takibinde Uygulanacak Usul Ve Esaslar Hakkında Yönetmelik ile düzenlenmiştir.
Trafik Para Cezalarının Nedenleri
Trafik para cezalarının nedenleri Karayolları Trafik Kanununda yer almaktadır. Aşağıda hepsini sıralamamakla birlikte en çok ihlal edilen kurallar yer almaktadır.
- Yolun yapımı ve bakımı ile görevli kuruluştan izin almadan ve trafik akımı ile güvenliğini bozacak, karayolunu kullananlara ve araçlara zarar verecek veya yaya yollarını trafiğe kapatacak şekilde karayolu yapısında çalışma yapmak (MADDE 13)
- Hususi otomobili 0,50 promilin üzerinde alkollü olarak kullanmak, Hususi otomobil dışında kalan diğer araçları 0,20 promil üzerinde alkollü olarak kullanmak (MADDE 48/5)
- Yönetmelikte belirlenen hız sınırlarını % 10’dan % 30’a (otuz dahil) kadar aşmak (MADDE 51)
- Yönetmelikte belirlenen hız sınırlarını % 30’dan % 50'ye (elli dahil) kadar aşmak (MADDE 51)
- Sağa ve sola dönüşlerde sürücülerin, kurallara uygun olarak geçiş yapan yayalara ilk geçiş hakkını vermemesi (MADDE 53)
- Sürücü belgesi sahiplerinin, sürücü belgelerinin sınıfına göre sürmeye yetkili olmadıkları motorlu araçları sürmeleri (MADDE 39)
Trafik idari para cezasına itirazda görevli ve yetkili yargı mercii
Trafik İdari Para Cezası Karar Tutanaklarının Düzenlenmesinde, Tahsilinde ve Takibinde Uygulanacak Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik ("Yönetmelik") 16. Maddesinin birinci fıkrasında “Trafik İdari Para Cezası Karar Tutanağına karşı, kararın tebliği tarihinden itibaren en geç 15 (onbeş) gün içinde sulh ceza mahkemesine itiraziçin başvurulabilir.” Hükmü amirdir. Anılan yönetmeliğe göre trafik para cezası karar tutanağına itiraz için görevli mahkeme Sulh Ceza Hâkimliğidir.
Yetkili mahkeme ise Ceza Muhakemesi Kanununun 12. Maddesi gereğince söz konusu trafik idari para cezasının düzenlenmesini gerektiren kabahatin işlendiği yer sulh ceza hakimliğidir. Trafik idari para cezası karar tutanağına itiraz süresi ise bu tutanağın tebliğinden itibaren on beş gündür. Tebliğ edildiği tarihten itibaren 15 gün içerisinde itiraz edilmeyen trafik idari para cezaları ise kesinleşmektedir. Yüz yüze (tefhim) kesilen cezaların 15 günlük başvuru süresi cezanın kesildiği günden bir sonraki gün başlamaktadır. Diğer hallerde ise; örneğin, E-Devlet internet sitesi üzerinden (yani gıyabında kesilen) öğrenilen ya da plakaya yazılan trafik cezalarına karşı yapılacak başvuru öğrenme tarihinden itibaren değil, tebliğ tarihinden itibaren başlamaktadır. Söz konusu tebliğler, hakkında trafik cezası uygulanan kişiye 10 iş günü içinde tebliğ edilmelidir. 10 günlük bu süre içerisinde kararın tebliğ edilmemesi de hukuka aykırılık sebebidir.
Yönetmelik md. 16/3’de ise “Mücbir sebebin varlığı dolayısıyla bu sürelerin geçirilmiş olması halinde, bu sebebin ortadan kalktığı tarihten itibaren en geç yedi gün içinde karara karşı başvuruda bulunulabilir. Bu başvuru, kararın kesinleşmesini engellemez; ancak mahkeme yerine getirmeyi durdurabilir.” Hükmü amirdir. Görüleceği üzere mücbir sebep halinde on beş günlük itiraz süresinden harici olarak kişilerin gecikmiş itirazda bulunma hakları bulunmaktadır. Ancak gecikmiş itirazda, normal itirazdan farklı olarak kararın kesinleşmesi engellenememektedir.
Trafik cezasına itiraz edebilmek için gerekli belgeler ise kanunlar aracılığıyla belirlenmiştir. Bu belgeler;
- Trafik idari para cezası karar tutanağının fotokopisi
- Trafik idari para cezası karar tutanağı tebligatının kopyası
- Aracın ruhsat belgesi fotokopi
- Araç sahibinin ehliyet ve kimlik kartının fotokopisi
- Eğer ödeme yapıldıysa, ödemenin yapıldığına dair banka dekontu
Sulh Ceza Hakimliğinin Kararlarının Bağlayıcılığı
Trafik idari para cezası başvuru tutanağı hakkında sulh ceza hakimliğine yapılan başvuru neticesinde sulh ceza mahkemesi ret kararı verirse; Kabahatler Kanununun 28. Maddesine göre idari para cezası yaptırımı kesinleşmektedir. Bu durumda kararda idari para cezasına ilişkin kesinleşen kısım açısından olağan kanun yolları tüketildiğinden dolayı bu aşamadan itibaren ancak olağanüstü kanun yolu olan Karar Düzeltme Yoluna gidilebilmektedir. Nitekim;
Yargıtay 19. Ceza Dairesini 2021/7500 E., 2021/7148 K. Sayılı Kararında “Somut olayda; kabahatlinin 03/10/2020 tarih ve saat 20:47'de sıralarında Denizli İli Antalya Yolu Karataş Kavşağı'nda kolluk birimlerince durdurularak alkolmetre ile alkol ölçümü yapılmak istendiği, kabahatlinin Covid-19 tedbirleri kapsamında alkolmetreyi üflemek istemediği ve kan tahlili yolu ile alkol ölçümü yapılmasını istediği, bunun üzerine 3.516,00 Türk lirası idari para cezası uygulandığı ve sürücü belgesinin 2 yıl süreyle geri alınmasını takiben kabahatlinin Denizli Devlet Hastanesinden aynı gün saat 21:50'de kan tahlili verdiği ve kanında alkol (etonol) tespit edilemediği, covid tedbirleri kapsamında somut olayda olduğu gibi şahısların bu tür hassasiyetler gösterebileceği, mezkur hastalığın solunum yolu ile bulaştığı göz önüne alındığında ağza temas ederek nefes üflemek suretiyle alkol miktarı ölçme şeklinde çalışan teknik cihazın üflenmesinden imtina edilmesinin kabul edilebilir olduğu, 2918 sayılı Kanun'a göre sürücünün alkol miktarının ölçülme yönteminin yalnızca teknik cihaz olmadığı, bu hususun istisnalarının aynı kanunun 48/3. maddesinde açıklandığı üzere kan tahlili ile de ortaya konabileceği, dosya içeriğine göre kronik rahatsızlığı olan kabahatli gibi kişilerin kendilerini korumak adına bu tür alternatif yollara başvurma isteğinin alkolmetreyi üflemekten imtina etme kastı olarak yorumlanamayacağı, nitekim kendisinin yaklaşık 1 saat sonra hastaneden kan tahlili aldığı ve kanında alkol tespit edilemediği, yerleşik Adli Tıp uygulamalarına göre kişiden kişiye farklılık göstermekle birlikte alkol oranının her saat ortalama 0,15 promil azaldığının kabulü karşısında kabahatlinin başvurusunun kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmediği gerekçesiyle 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309.maddesi uyarınca anılan kararın kanun yararına bozulması isteminde bulunulmakla, Gereği görüşülüp düşünüldü; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın kanun yararına bozma istemine dayanan ihbarname içeriği yerinde görülmediğinden, kanun yararına bozma talebinin kabulüyle, Denizli 2. Sulh Ceza Hakimliğinin 26/11/2020 tarihli ve 2020/7047 değişik iş sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nin 309/4-d maddesi uyarınca BOZULMASINA,” şeklinde hüküm kurumuştur. Karar da incelendiğinde görüleceği üzere trafik idari para ceza tutanağına dair yapılan itiraz hakkında verilen kararlar kesin olup sadece kanun yararına bozma yoluna gidilebilmektedir. Ayrıca karar esas bakımından incelersek; promil tespiti için kişinin alkolmetreyi üflememesi nedeniyle verilen cezanın “covid nedeniyle kişilerin üfleme konusunda hassasiyet göstermesinin normal olması” nedeniyle hukuka aykırı bulunduğu kabul edilmiştir. Dolayısıyla trafik para cezalarının nedenlerinin somut olaya göre de değerlendirilmesi gerektiği bir nevi hüküm altına alınmıştır. Zira Yargıtay 19. Ceza Dairesinin 05/02/2020 Tarih, 2018/6829 Esas, 2020/973 Kararında kişinin alkolmetreye üflemeyi kabul etmemesi nedeniyle para cezası ile karşılaşmasının hukuka uygun olduğu, kişinin ancak alkolmetrede çıkan sonucu kabul etmemesi halinde kan testinin yapılabileceği ve bu nedenle tutanağın hukuka uygun olduğunun kabulüne karar verilmiştir.
Para Cezalarının Ödenmesi
Anılan Yönetmeliğin md.14/4'ün maddesinde trafik idari para cezalarının ödenme süresi tebliğ tarihinden itibaren bir ay olduğu hükme bağlanmıştır. Önemle belirtmek gerekir ki; 31/01/2024 tarih ve 32446 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan ilgili Yönetmelik'te değişiklik öngören yönetmelik maddesi ile birlikte trafik idari para cezalarına itiraz süresi tebliğden itibaren 1 ay olarak değiştirilmiş ve itiraz süresi arttırılmıştır. Değişiklik öncesindeki ödeme süresi 15 gün olarak belirlenmişti. Ayrıca Yönetmeliğin md.14/4 hükmüne göre trafik idari para cezasının tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde ödenmesi halinde söz konusu ceza miktarında %25 oranında indirim yapılır. Bu indirime ise yönetmelikte peşin ödeme indirimi adı verilmiştir. Bu noktada önemle belirtmek gerekir ki; peşin ödeme süresi içerisinde (bir ay) söz konusu para cezasının ödenmesi, tutanağa itiraz edilmesine engel teşkil etmemektedir. Zira yönetmeliğin 14. Maddesinde “İdari para cezasını kanun yoluna başvurmadan önce ödeyen kişiden bunun dörtte üçü tahsil edilir. Peşin ödeme, kişinin bu karara karşı kanun yoluna başvurma hakkını etkilemez.” Hükmü bulunmaktadır. Aynı yönetmelik hükmüne göre eğer cezaya muhatap olanın kişinin ekonomik durumunu müsait değilse ve 1 ay içerisinde ilgili vergi dairesine müracaat etmişse vergi dairesince ilk taksiti peşin, kalan üç taksiti de bir yıl içinde ve dört eşit taksitte ödenmesine karar verilebilmektedir. Taksitlerin zamanında ve tam olarak ödenmemesi durumunda ise idarî para cezasının kalan kısmının tamamı tahsil edilir. Yönetmelik md.15/1 hükmüne göre Para cezalarının, tutanağın tebliğ tarihinden itibaren bir ay içinde ödenmesi gerekmektedir. Bir ay içinde ödenmeyen cezalar için her ay % 5 faiz uygulanmaktadır. Aylık faizin hesaplanmasında ay kesirleri tam ay olarak dikkate alınır. Bu suretle bulunacak tutar ise cezanın iki katını geçememektedir. Söz konusu ödemeler ise Hazine ve Maliye Bakanlığına bağlı muhasebe birimlerine, vergi dairelerine ve Hazine ve Maliye Bakanlığı Gelir İdaresi Başkanlığınca yetkilendirilen banka ve PTT aracılığıyla ödenebilmektedir. (Yönetmeliğin 15. Maddesinde)
İlgili içeriğin video anlatımı aşağıdadır.
https://www.youtube.com/watch?v=AJa8c5zxLrw

2B Arazileri Ve Anayasa Mahkemesi Kararı
Miras Sebebiyle İstihkak Davası

TAŞINMAZIN DEVRİ VEYA TAŞINMAZ ÜZERİNDE SINIRLI AYNİ HAK KURULMASINA İLİŞKİN ARABULUCULUK TUTANAKLARININ İCRASI

İHALENİN FESHİ DAVALARI

YENİ ARAZİ OLUŞMASI YOLUYLA TAŞINMAZ MÜLKİYETİNİ KAZANMA / TMK m.708

6306 Sayılı Kanun’un 6. Maddesinin Anayasal Hak Ve Özgürlükler Açısından Ele Alınması

TAŞINMAZ KİRALAMALARINDA KİRAYA VERENİN HAPİS HAKKI

7445 Sayılı Kanun Ve Dava Şartı Arabuluculuk

ERKEN TAHLİYE’NİN KİRAYA VEREN VE KİRACI BAKIMINDAN SONUÇLARI

Aile Konutu

BORÇLUYA SATIŞ YETKİSİNİN VERİLMESİ VE İİK 135/2 KAPSAMINDA TAŞINMAZLARIN TAHLİYESİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ

Anayasa Mahkemesi Kararı Sonrası Değer Artış Payı

Anayasa Mahkemesi’nin Hukuki Kamulaştırmasız El Atmalara Yönelik Önemli Kararına İlişkin Değerlendirme.

TRAMPA SÖZLEŞMESİ
