Yayınlarımız
TRAMPA SÖZLEŞMESİ
Av. Murat TEZCAN & Stj. Av. Hayrünnisa ÇEMEK
A. TRAMPA SÖZLEŞMESİ NEDİR?
“Trampa” kelime anlamı olarak bir malın başka bir malla değiştirilmesi demektir. Trampa sözleşmesi, tarafların karşılıklı olarak mal veya hizmet değişimi borcunu üstlendikleri bir sözleşmedir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’ndaki tabiriyle mal değişim sözleşmesi; taraflardan birinin diğer tarafa bir veya birden çok şeyin zilyetlik ve mülkiyetini, diğer tarafın da karşı edim olarak başka bir veya birden çok şeyin zilyetlik ve mülkiyetini devretmeyi üstlendiği sözleşmedir (TBK m.282). Bu sözleşmede para yerine mal ya da hizmet değiş tokuşu yapılır. Ticaret, tarım, inşaat, sanat gibi pek çok alanda bu sözleşme yapılabilir. Örneğin; bir şirket üretim fazlası ürünlerini başka bir şirketin hizmeti ile değiştirebilir, ya da çiftçiler ürünlerini başka çiftçilerle farklı ürünler karşılığında değiştirebilir. Örneklerde görüldüğü üzere çok işlevli olan trampa sözleşmesi öteden beri yaygın olarak kullanılmıştır.
Trampa sözleşmesi tarafların karşılıklı edimini içerdiğinden tam iki tarafa borç yükleyen bir sözleşme olup yalnızca mülkiyeti nakil borcu doğurduğundan borçlandırıcı bir işlemdir.
B. TRAMPA SÖZLEŞMESİNE UYGULANACAK HÜKÜMLER
Her iki taraf da borçlandıkları edimi karşı tarafa vermekle yükümlü olduğundan aynı zamanda hem alacaklı hem borçludur. Bu yönden mal değişim sözleşmesi satış sözleşmesiyle benzer özellikler gösterir. Ancak trampa sözleşmesinde satış sözleşmesindeki gibi mal karşılığı üstlenilen edim para değil, başka bir malın mülkiyeti ya da haktır. Benzer özellikler gösterseler de nihayetinde ikisi de farklı sözleşmelerdir. Ancak Kanun koyucu trampa sözleşmesine satış sözleşmesine ilişkin kuralların uygulanmasını öngörmektedir.
Bu husus TBK m. 283’te düzenleme altına alınmıştır:
“Satış sözleşmesine ilişkin hükümler, mal değişim sözleşmesine de uygulanır; buna göre taraflardan her biri, vermeyi üstlendiği şey bakımından satıcı, kendisine verilmesi üstlenilen şey bakımından alıcı durumundadır.”
Satış sözleşmesinin, satış parasının ödenmesine ilişkin hükmü trampa sözleşmesinde mal karşılığı para edimi olmadığı için uygulanamayacaktır. Bahsedildiği gibi trampa sözleşmesinde para edimi yoktur ancak bu hususta karıştırılabilecek bir kavram denklik parasıdır. Trampa sözleşmelerinde bazı hâllerde edimler arası değer dengesini sağlamak için taraflarca denklik parası kararlaştırılabilir. Çünkü trampa sözleşmesinde edim olarak kararlaştırılan mallar ekonomik olarak birbiri ile denk olacak mallar olmalıdır. Aksi durum hakkaniyet ilkesine aykırılık teşkil edecektir. Bundan dolayı kararlaştırılan mallar denk değilse denklik parası kararlaştırılır. Bu hâlde dahi satış sözleşmesindeki satış parasına ilişkin hükümler trampa sözleşmesine doğrudan uygulanamaz. Çünkü denklik parası satış sözleşmesindeki gibi mal karşılığı verilen para edimi değildir. Ve denklik parasıyla mallar arasındaki değer dengesinin sağlanmaya çalışılması bu sözleşmeyi satış sözleşmesi yapmaz.
Dikkat edilmesi gereken bir husus da temerrüttür. Trampa sözleşmesinde de diğer sözleşmelerde olduğu gibi taraflar yüklendikleri borç bakımından edimi zamanında gerçekleştirmezse temerrüde düşeceklerdir. Bu hâlde TBK m.283’e istinaden satış sözleşmesindeki satıcının temerrüdüne ilişkin kurallar (TBK m.125,212 ve 213) trampa sözleşmesinde uygulama alanı bulacaktır. Buna karşın alıcının temerrüdüne ilişkin hükümler trampa sözleşmesine kıyasen uygulanamayacaktır. Trampa sözleşmesinde temerrüt hâlinde, satış sözleşmesindeki satıcının temerrüdüne ilişkin kuralların uygulanmasına karşın alıcının temerrüdüne ilişkin kuralların uygulanamamasının sebebi trampa sözleşmesinde para ödeme amacının olmamasıdır.
C. TRAMPA SÖZLEŞMESİNİN KONUSU
Taşınır ve taşınmazlarda satış sözleşmesinin konusu olabilen her şey trampa sözleşmesinin de konusu olabilir.
Trampa sözleşmesinin konusu para olamaz. Ancak kanuni rayici olmayan para trampa sözleşmesinin konusu olabilir. Yine malvarlığı değeri olmayan ya da devri geçerli olmayan mal ve haklar da trampa sözleşmesinin konusu olamaz.
Trampa sözleşmesi tasarruf işlemi değil taahhüt işlemidir. Bundan dolayıdır ki sözleşme konusu edim sözleşme yapılırken borçlunun malvarlığında bulunmayabilir. Bunun ifa anında bulunması ve belirli olması yeterlidir.
D. TRAMPA SÖZLEŞMESİNDE ŞEKİL
Trampa sözleşmeleri tam iki tarafa borç yükleyen sözleşmelerdir. Tarafların karşılıklı ve birbirine uygun irade beyanlarıyla kurulur. Bunun haricinde kanunda öngörülen herhangi bir şekil şartı yoktur.
Eğer sözleşme konusu edimlerden birisinin mülkiyet ya da zilyetliğinin devri kanunen şekle tabi kılnmışsa trampa sözleşmesi de o şekle tabi olacaktır.
Bu bağlamda taşınır satışı herhangi bir şekle bağlı olmadığı için taşınırlara ilişkin trampa sözleşmesi hiçbir şekle bağlı olmadan yapılabilir. Ancak motorlu araç satışı için Kanun devrin noterde yapılması şartını öngörmüştür. Dolayısıyla trampa sözleşmesine konu edimlerden birisi motorlu araç ise nakil işlemleri noter aracılığıyla yapılmadıkça geçerli olmaz.
Tapu kütüğüne kayıtlı taşınmazların satışı için de Kanun resmi şekil şartı öngörmüştür. Buna göre tapuya kayıtlı taşınmaz satışı tapuda ya da , 2023’te gelen değişiklikle , noterde yapılacaktır. Eğer trampa sözleşmesine konu edimlerden en az birisi tapuya kayıtlı taşınmaz ise trampa sözleşmesi de taşınmazın devri için öngörülen şekilde yapılmalıdır. Önemle belirtmek gerekir ki tapuya kayıtlı olmayan taşınmazların devri için Kanun’da öngörülen şekil şartı olmadığı için bu taşınmazları konu edinen trampa sözleşmeleri de şekle bağlı olmayacaktır.
E. KAMULAŞTIRMADA TRAMPA
Kamulaştırma; devletin, kamu yararı amacıyla özel mülkiyete ait taşınmazları bedelini ödeyerek mülkiyetine geçirmesidir. Bazı hâllerde trampa yoluyla kamulaştırma yapılabilir. Yani taşınmaz sahibine kamulaştırma bedeli olarak nakit para yerine başka bir taşınmaz devredilebilir. Örneğin tarım arazisi kamulaştırılan malike başka bir tarım arazisi verilebilir.
Devredilecek bu taşınmaz idarenin kamu hizmetine tahsis edilmemiş taşınmazlarından olmalıdır. Ayrıca trampa yoluyla kamulaştırma yapılabilmesi için elbette malikin bunu kabul etmesi gerekir.
Trampa yoluyla kamulaştırmada bazen verilen taşınmaz ile kamulaştırma bedeli karşılanmayabilir. Öncelikle bunun tespiti için her iki taşınmazın değerinin belirlenmesi bir uzman tarafından yapılmalıdır. Sonuçta değer eşitliği sağlanmamışsa taşınmaz bedelleri arasındaki fark, taraflarca nakit olarak karşılanır. Ancak idarenin vereceği taşınmaz malın değeri, kamulaştırma bedelinin yüzde yüz yirmisini aşamaz.
F. TRAMPA SÖZLEŞMESİ İLE BENZER SÖZLEŞMELER
1. Takas Kaydıyla Birbirine Bağlanmış İki Bağımsız Satış Sözleşmesi
Takas kaydıyla birbirine bağlanmış iki bağımsız satış sözleşmesinde hukuken ayrı iki satım sözleşmesi vardır. İlk satış sözleşmesindeki alıcı ikinci satış sözleşmesinde satıcısıdır. Her iki satış sözleşmesinde de kararlaştırılan bedel aynıdır. Karşılıklı alacağın aynı türden olması şartı sağlandığından karşılıklı borçlar takas edilir.
Edimler arasında ekonomik bağımlılık vardır ancak hukuki bağımlılık yoktur. Edimlerin değiş tokuşu hedeflenmemiştir. Oysa trampa sözleşmesinde edimler arasında yoğun karşılık ilişkisi vardır.
2. Asıl Edim Yerine Mal Edimi Verilen Satış Sözleşmesi
Satış sözleşmesi yapıldıktan sonra para ediminin yerini bir malın almasıdır. Burada takas kaydıyla birbirine bağlanmış iki bağımsız satış sözleşmesi örneğinden farklı olarak tek satış sözleşmesi vardır. Bu satış sözleşmesinde olağan bir satış sözleşmesindeki gibi mal karşılığı para edimi kararlaştırılmıştır. Ancak daha sonra borçlu alacaklının onayını alarak alacaklıya para edimi yerine bu edimi alacaklının elde etmesini sağlayan başka bir şey vermeyi taahhüt eder. Burada ifa yerine geçen edim söz konusudur.
G. TRAMPA VE TAKAS FARKI
Yaygın olarak birbiri yerine kullanımı tercih edilse de trampa ve takas farklı kavramlardır. Takas iki kişinin muaccel, karşılıklı ve aynı cinsten olan borçlarını tek tarafın iradesiyle, borcu en az olanın miktarı oranında sona erdirmeye yönelik hukuki işlemdir. Türk Borçlar Kanunu’nda borcun sona erme hâllerinden biri olarak 139. maddede düzenlenmiştir. Maddenin ilk fıkrası takası açıklar:
“İki kişi, karşılıklı olarak bir miktar para veya özdeş diğer edimleri birbirine borçlu oldukları takdirde, her iki borç muaccel ise her biri alacağını borcuyla takas edebilir.”
Trampa ise bir malın diğer bir malla değiştirilmesi anlamına gelmekte olup takasın aksine iki taraflı bir hukuki işlemdir. Takas ise borcun sona erme hâllerindendir. Takasta daha çok para borçlarının sonra erdirilmesi amaçlanırken trampada malların devri amaçlanır. 6098 sayılı Kanun’a göre trampaya satış sözleşmelerine ilişkin hükümler uygulanırken takasta böyle bir durum söz konusu değildir. Takas, şartları sağlandığında alacak miktarında indirim sağlarken trampada böyle bir husus yoktur. Takasın en önemli şartlarından birisi olan alacakların aynı cinsten olması şartı da trampa sözleşmesi ile farkını ortaya koymaktadır.
H. TRAMPA SÖZLEŞMESİNDE ZAPT VE AYIPTAN SORUMLULUK
Zapt, üçüncü kişinin üstün hakkına dayanarak satılana el koymasıdır. Zapta karşı sorumluluk; satılan mal üzerinde üçüncü bir kişinin üstün bir hak ileri sürerek malı alıcının elinden almasına ya da söz konusu üstün hak sebebiyle alıcının malı kullanmasına engel olmasına karşı satıcının sorumlu tutulmasıdır.
Ayıp, satılan malın fiziksel, işlevsel ve yapısal özellikleriyle ilgili olan nitelik eksikliğidir. Satıcı, alıcıya karşı herhangi bir şekilde bildirdiği niteliklerin satılanda bulunmaması sebebiyle sorumludur.
Satış sözleşmesinde olduğu gibi trampa sözleşmesinde de değiş tokuş edilen edimlerde ayıp veya zapt söz konusu olabilir. Bu durumlarda hangi hükümlerin uygulanacağını belirlemek için Kanun’a bakmak gerekecektir.
Mal değişim sözleşmesine satış sözleşmesine ilişkin hükümlerin uygulanacağı TBK m.283’de belirtilmişti. Buna rağmen zapt ve ayıp hâlinde uygulanacak hükümler ayrıca 284. maddede düzenlenmiştir. Bu hâllerde de satış sözleşmesi hükümlerine atıf yapılmıştır:
“Satış sözleşmesinin zapttan ve ayıptan sorumluluğa ilişkin hükümleri uygun düştüğü ölçüde, mal değişim sözleşmesine de uygulanır.”
Trampa sözleşmesinde zapta karşı sorumluluğun şartları:
Ø Trampa sözleşmesi geçerli olmalı
Ø Trampa konusu malın zilyetliği alıcıya devredilmiş olmalı
Ø Trampa konusu mal teslim edildikten sonra üçüncü kişi dava açmış olmalı
Ø Üçüncü kişinin trampa konusu mal üzerindeki hakkı sözleşmenin kurulması anında var olmalı
Ø Alacaklının, sözleşmenin kurulması anında zapt tehlikesinden haberinin olmaması gerekir
Ø Bu sorumluluk için borçlunun kusuru şart değildir
Üçüncü kişi trampa konusu malın alacaklısına dava açmışsa borçlunun bundan sorumlu tutulabilmesi için bildirim şekil şartı öngörülmüştür. Buna göre alacaklı bu davayı borçluya ihbar etmelidir.
Üçüncü kişi trampa konusu mal üzerinde hak iddiasında bulunursa trampa konusu malın alacaklısı seçimlik haklara sahiptir. Buna göre alacaklı; dilerse zararın tazminini ister, dilerse sözleşmeden döner.
Kısmen zapt hâlinde ise; trampada edimler arası sıkı bağlılık olduğu için bir edimden tam yararlanma mümkün olmadığında sözleşmenin mahiyetine aykırı olacağı için sözleşmenin feshi mümkün olacaktır.
Trampa konusu malın borçlusu; malın belirtilen nitelikleri taşımamasından veya bu şeyin değerini ya da beklenen yararını azaltan veya kaldıran eksikliklerinin bulunmasından sorumludur.
Alıcının işlerin olağan akışına göre imkân bulur bulmaz gözden geçirme külfetini yerine getirmesi gereklidir (TBK m.233). Olağan gözden geçirme ile görülebilir nitelikte olmayan veya görülebilir nitelikte olmakla beraber ancak belli bir süre sonra ortaya çıkan gizli ayıplarda alıcı bu ayıbın varlığını fark ettiği takdirde bunları satıcıya en kısa zamanda bildirmelidir (TBK m.223).
Sözleşen ayıplı şeyi geri verip karşı taraftan ifa etmeme nedeniyle tazminat isteyebilir ya da sözleşmeden dönebilir.
İ. TRAMPA SÖZLEŞMESİ VE ÖN ALIM HAKKI
Kısaca belirtmek gerekirse ön alım hakkı paylı mülkiyet hükümlerine tabi bir taşınmazın paydaşlarından herhangi birinin taşınmaz üzerindeki payını tamamen veya kısmen üçüncü kişiye satması halinde, satılan bu payı kanun gereği diğer paydaşlara öncelikle satın alma yetkisi sağlayan haktır (4721 sayılı TMK m.732).
Ön alım hakkı yenilik doğuran bir haktır ve paylı mülkiyet, ilişkisi kurulması ile bu hak doğar ve pay satışı yapılması ile kullanılabilir hâle gelir.
Ön alım hakkı şu hâllerde doğmaz:
Ø Paydaşın paydaşa satış yapması hâlinde
Ø Satış dışındaki işlemlerde
Ön alım hakkı için taşınmaz mülkiyetini devir borcu doğuran herhangi bir işlem değil, teknik anlamda satış sözleşmesinin varlığı gerekir. Yani malın üçüncü bir kişiye satılmış olması lazımdır. Bu sebeple her ne kadar mülkiyeti nakil borcu doğursa da satış sözleşmesinden farklı olan trampa sözleşmesinde ön alım hakkı kullanılamaz. Nitekim Yargıtay da bu yönde tespitlerde bulunmuştur:
Yargıtay 14. HD T. 21.5.2018, E. 2017/5585, K. 2018/3958
“Önalım hakkı taşınmaz mülkiyetini sınırlayan haklardan olup bu sebeple yasa koyucu temliki tasarruflardan sadece gerçek anlamdaki satışlar için kabul etmiştir. Bu sebeple gerek öğretide gerekse de Yargıtay İçtihatlarında hibe, trampa, sermaye vaz'ı gibi tasarruflarda önalım hakkının cereyan etmeyeceği kabul edilmiştir.”
Yargıtay 7.HD T.24.10.2024, E.2024/3417, K.2024/4826 Karar
“Ön alım hakkı gerçek bir satış akdinin bulunması halinde söz konusu olup satış sözleşmesi malın para ile değiştirilmesini gerektirir. Malın mal ile değiştirilmesi halinde ise trampa söz konusu olup önalım hakkının kullanılması mümkün değildir.”
Ne yazık ki uygulamada paylı mülkiyete tabi bir taşınmazda hisse satın almak isteyen kişi diğer paydaşların önalım hakkını kullanmasını engellemek için gerçekte satış işlemi yapmak istemesine rağmen bu işlemi tapuda trampa gibi gösterme yolunu tercih edebilmektedir. Bu işlem ile ilgili muvazaa iddiası ileri sürülebilir ve işlemin tarafı olmayan paydaşlar muvazaa iddiasını her türlü delille kanıtlayabilirler.
Yargıtay bu durumda her ne kadar ön alım hakkının kullanılamayacağı bir trampa var gibi görünse de tarafların asıl amacın satış olduğunu kanıtlamaları durumunda muvazaanın varlığını kabul ederek ön alım hakkının olduğunu kabul etmektedir.
Yargıtay HGK E.2022/(14)7-1029, K.2023/1184, T.03.10.2024
Her ne kadar trampaya konu edilen taşınmazlar arasındaki değer farkı, tasarrufun yalnız başına satış olduğunu göstermeye yeterli değilse de; trampa işlemine konu taşınmazların hem mevkii, hem de miktar itibariyle denk olmadığı, ...’nın cevap dilekçesine göre trampadan bilgisinin olmaması, tasınmaz hissesini vekâletname vererek 1.500,00 TL bedelle devrettigine yönelik beyanı, ... tarafından trampada karşılık olarak alınan yerde davalının eşi lehine intifa hakkı şerhi bulunması, 2 m2 miktarındaki bir hissenin trampa edilmesinin taraflara ekonomik menfaat sağlamaması, davalı ….”nın trampa yolu ile pay edindikten sonra dava konusu tasınmazda diğer bir kısım payları da seri şekilde satın alarak neticeten 298/2935 pay sahibi olması hususları birlikte değerlendirildiğinde, 10.04.2013 tarihli trampa yolu ile pay edinimi muvazaalı olup, davalı ….’nın gerçekte satış işlemi ile pay edindiği ve davacı taraf yönünden önalım hakkının var olduğu kabul edilmelidir.”
Yargıtay 7.HD E.2024/2354, K.2024/3496, T.13.06.2024
“Görüldüğü üzere trampaya konu taşınmazlar hem mevkii, hem miktar, hem de değer itibariyle denk değildir. Davalı ... tarafından trampada karşılık olarak alınan yerde davalı ...’ın eşi lehine intifa hakkı şerhi bulunmaktadır. Ayrıca, 2 m² miktarındaki bir hissenin trampa edilmesi taraflara menfaat sağlamaz. Taşınmaz satılıp parası alınabilecekken, bu çeşit bir trampa yoluna gidilmesi hayatın olağan akışına uygun düşmez. Davalı ... trampa yolu ile pay edindikten sonra taşınmazda diğer bir kısım payları da satın alarak, sonuçta 298/2935 payın sahibi olmuştur. Gerçekte satış olan işlemin sırf diğer paydaşların ön alım haklarını kullanmalarının engellenilmesi için trampa olarak gösterilmesi halinde kanunun dolanılması söz konusu olur ki, bu hususu kanun korumaz. Öyle ise, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde de belirtildiği üzere, davalı ... tarafından, taşınmazda trampa yolu ile pay edinimi muvazaalı olup, gerçekte satış işlemi ile pay edindiği ve davacı yan yönünden ön alım hakkının var olduğu kabul edilmelidir”
Kişinin trampa sözleşmesinden sonra başka paylar alıp daha sonra ortaklığın giderilmesi davasını açmasına ilişkin Yargıtay HGK E. 2012/858, K. 2013/427, Sayılı Kararında; ‘’…Ayrıca trampaya konu taşınmazların bedelleri arasındaki oransızlık, davalının trampadan sonra başka paylar alıp, daha sonra ortaklığın giderilmesi davası açması da muvazaa iddiasını doğrular niteliktedir.’’ şeklinde hüküm kurularak muvazaanın varlığını kabul etmiştir.
SONUÇ
Trampa sözleşmesi tarafların karşılıklı olarak mal değişimi taahhüt ettikleri tam iki tarafa borç yükleyen bir sözleşmedir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nda 282 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir.
Trampa sözleşmesine, satış sözleşmesine ilişkin hükümlerin uygulanacağı Kanunla düzenlenmiştir. Bundan dolayıdır ki trampa sözleşmesinde temerrüt hâlinde satıcının temerrüdüne ilişkin kurallar uygulanacaktır.
Satış sözleşmesiyle benzer özellikler gösterse de trampa sözleşmesi ve satış sözleşmesi ayrı iki sözleşmedir. Trampa sözleşmesinde satış sözleşmesindeki gibi mal karşılığı üstlenilen edim para değil, başka bir malın mülkiyeti ya da haktır.
Trampa sözleşmesinin konusu satış sözleşmesine konu olabilecek her türlü taşınır ve taşınmaz mülkiyeti olabilir. Trampa sözleşmesinin konusu para olamaz. Trampa sözleşmelerinde bazı hâllerde edimler arası değer dengesini sağlamak için taraflarca denklik parası kararlaştırılabilir. Söz konusu denklik parası satış sözleşmesindeki para edimi değildir.
Trampa sözleşmesi için Kanun’da düzenlenen bir şekil şartı yoktur. Bununla beraber eğer sözleşme konusu, devri şekle tabi bir şeyse o hâlde sözleşme de o şekle tabi olacaktır.
Trampa idare tarafından kamulaştırmada da uygulanabilir. Bu durumda malı kamulaştırılacak mal sahibine kamulaştırma bedeli olarak para yerine devletin kamu hizmetine tahsis edilmemiş taşınmazlarından birisi verilecektir. Kanun burada devlete sınırlama getirmiştir. İdarenin vereceği taşınmaz malın değeri, kamulaştırma bedelinin yüzde yüz yirmisini aşamaz. Trampa sonucunda taşınmazlar arası değer farkı varsa bu fark taraflarca giderilecektir.
Günlük hayatta hatta hukuk dilinde dahi birbiri yerine kullanılsa da takas ile trampa farklı kavramlardır. Takas iki kişinin muaccel, karşılıklı ve aynı cinsten olan borçlarını tek tarafın iradesiyle, borcu en az olanın miktarı oranında sona erdirmeye yönelik hukuki işlemdir. Takas borcu sona erdiren bir hukuki işlemdir. Tek taraflı da yapılabilir. Trampa ise bir malın diğer bir malla değiştirilmesi anlamına gelmekte olup takasın aksine iki taraflı bir hukuki işlemdir.
Trampa sözleşmesinde zapt ve ayıp hâlinde hangi hükümlerin uygulanacağı kanun koyucu tarafından ayrı bir maddede belirtilmiştir. Söz konusu 284.maddede bu konuda da satış sözleşmesine ilişkin hükümlerin uygulama alanı bulacağı düzenlenmiştir. Kişi trampa ettiği malda ayıp veya zapt olması hâlinde karşı taraftan dilerse zararın tazminini ister, dilerse sözleşmeden döner.
Trampa sözleşmesi söz konusu olduğunda mülkiyeti nakil borcu doğursa da bir satış söz konusu olmadığı için ön alım hakkı kullanılamayacaktır. Uygulamada paylı mülkiyete tabi bir taşınmazda hisse satın almak isteyen kişi diğer paydaşların önalım hakkını kullanmasını engellemek için gerçekte satış işlemi yapmak istemesine rağmen bu işlemi tapuda trampa gibi gösterme yolunu tercih edebilmektedir. Bu hâllerde muvazaanın kanıtlanması durumunda Yargıtay içtihatlarında, işlemin aslında satış olduğunun dolayısıyla ön alım hakkının bulunduğunun kabul edildiği görülmektedir.
İlgili içeriğin video anlatımı aşağıdadır.
https://www.youtube.com/watch?v=rfsOzh8_0sA&t=101s

2B Arazileri Ve Anayasa Mahkemesi Kararı
Miras Sebebiyle İstihkak Davası

TAŞINMAZIN DEVRİ VEYA TAŞINMAZ ÜZERİNDE SINIRLI AYNİ HAK KURULMASINA İLİŞKİN ARABULUCULUK TUTANAKLARININ İCRASI

İHALENİN FESHİ DAVALARI

YENİ ARAZİ OLUŞMASI YOLUYLA TAŞINMAZ MÜLKİYETİNİ KAZANMA / TMK m.708

6306 Sayılı Kanun’un 6. Maddesinin Anayasal Hak Ve Özgürlükler Açısından Ele Alınması

TAŞINMAZ KİRALAMALARINDA KİRAYA VERENİN HAPİS HAKKI

7445 Sayılı Kanun Ve Dava Şartı Arabuluculuk

ERKEN TAHLİYE’NİN KİRAYA VEREN VE KİRACI BAKIMINDAN SONUÇLARI

Aile Konutu

BORÇLUYA SATIŞ YETKİSİNİN VERİLMESİ VE İİK 135/2 KAPSAMINDA TAŞINMAZLARIN TAHLİYESİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ

Anayasa Mahkemesi Kararı Sonrası Değer Artış Payı

Anayasa Mahkemesi’nin Hukuki Kamulaştırmasız El Atmalara Yönelik Önemli Kararına İlişkin Değerlendirme.

TRAMPA SÖZLEŞMESİ
